Doç. Dr. Cengiz ANDAN

Laparoskopik Myomektomi

İz Bırakmayan Teknoloji: Laparoskopik Myomektomi ile Miyomlardan Kurtulun

Kadınların jinekolojik muayenelerde en sık duyduğu teşhislerin başında miyomlar gelir. Doğurganlık çağındaki her 4 kadından 1’inde görülen bu kitleler, genellikle iyi huylu olmalarına rağmen, yarattıkları şikayetlerle hayatı kabusa çevirebilirler.

Miyom tanısı alan bir kadının aklına gelen ilk korku genellikle şudur: “Ameliyat olursam rahmimi alırlar mı?” veya “Karnımda kocaman bir dikiş izi mi kalacak?”

Doç. Dr. Cengiz Andan olarak bu endişelere teknoloji ve tecrübeyle yanıt veriyoruz: Hayır. Günümüzün altın standardı olan Laparoskopik Myomektomi (Kapalı Yöntemle Miyom Çıkarma) sayesinde, rahminize zarar vermeden, sadece miyomları tereyağından kıl çeker gibi alabiliyoruz. Üstelik estetik kaygılarınıza son veren, iz bırakmayan bir teknolojiyle.

Davetsiz Misafir: Miyom Nedir ve Neden Sorun Yaratır?

Miyomlar, rahmin kas tabakasından (myometrium) kaynaklanan, kanserleşme riski son derece düşük (%0.1) olan iyi huylu tümörlerdir. Neden oluştukları tam olarak bilinmese de östrojen hormonuna duyarlı oldukları ve genetik geçişli oldukları bilinir.

Her miyom ameliyat gerektirmez. Ancak şu belirtileri veriyorsa mutlaka tedavi edilmelidir:

  • Aşırı Adet Kanaması: Kansızlığa (anemi) yol açacak kadar yoğun ve pıhtılı kanamalar.
  • Bası Semptomları: Miyomun mesaneye baskı yaparak sık idrara çıkarma, bağırsağa baskı yaparak kabızlık yaratması.
  • Ağrı: Kasıkta dolgunluk hissi, adet sancılarının şiddetlenmesi veya cinsel ilişkide ağrı.
  • İnfertilite (Kısırlık): Miyomun rahim iç zarını (endometrium) bozarak bebeğin tutunmasını engellemesi veya tüpleri tıkaması.
İz Bırakmayan Teknoloji: Laparoskopik Myomektomi ile Miyomlardan Kurtulun

Rahim Koruyucu Cerrahi: Laparoskopik Myomektomi

Eskiden miyom ameliyatları, sezaryen gibi karın açılarak yapılırdı ve kanama riski nedeniyle bazen hastanın rahmi de alınırdı. Bugün ise “Organ Koruyucu Cerrahi” prensibiyle hareket ediyoruz.

Laparoskopik Myomektomi işleminde süreç şöyle işler:

  • Göbek deliğinden girilen kamera ile karın içi ve miyomlar görüntülenir.
  • Kasık bölgesinden açılan 0.5 cm’lik 2-3 adet delikten ince aletlerle girilir.
  • Rahim üzerindeki miyom kapsülü bir portakal kabuğu soyar gibi açılır ve miyom dokusu rahimden ayrılır.
  • Rahim duvarı, laparoskopik dikiş teknikleriyle kat kat ve çok sağlam bir şekilde onarılır. Bu aşama, gelecekteki gebelikler için en kritik kısımdır.

Çıkarılan miyom, karın içinde özel bir torba (endobag) içine alınır. Morselatör adı verilen özel bir cihazla, torba içinde şeritler halinde inceltilerek o küçük delikten dışarı alınır. Yani miyomunuz 10 cm bile olsa, karnınızı kesmeye gerek kalmaz.

Neden Açık Ameliyat Yerine Kapalı Yöntemi Seçmelisiniz?

Laparoskopik myomektomi, sadece estetik bir tercih değil, tıbbi bir gerekliliktir. Özellikle çocuk sahibi olmayı düşünen kadınlar için kapalı yöntemin avantajları hayati önem taşır:

  1. Daha Az Yapışıklık (Adhezyon): Açık ameliyatlarda karın içi organların birbirine yapışma riski yüksektir. Bu yapışıklıklar tüpleri tıkayarak kısırlığa neden olabilir. Laparoskopide dokular hava ile temas etmediği ve çok hassas çalışıldığı için yapışıklık riski minimumdur. Doğurganlığınız korunur.
  2. Mükemmel Onarım: Kamera ile görüntü 10-15 kat büyütüldüğü için, cerrah rahim dokusunu ve damarlarını çok daha net görür. Kanama kontrolü mükemmel sağlanır ve rahim dokusu en az hasarla dikilir.
  3. Hızlı İyileşme: Karın kasları kesilmediği için hastalarımız genellikle ameliyatın ertesi günü taburcu olur ve 1 hafta içinde işlerine dönebilirler.
  4. Psikolojik Konfor: Ameliyat izinin olmaması ve rahmin yerinde duruyor olması, kadının beden bütünlüğü algısını ve psikolojisini pozitif etkiler.

Miyom Ameliyatı ve Gebelik

Hastalarımızın en büyük korkusu “Ameliyattan sonra çocuğum olur mu?” sorusudur. Cevap: Evet, hatta daha kolay olur.Rahim içini dolduran veya baskı yapan bir miyom, gebeliğe engel olabilir veya düşük yapmanıza neden olabilir. Miyomun alınması, rahmi rahatlatır ve bebeğin yerleşmesi için sağlıklı bir ortam sağlar. Önemli olan, cerrahinin rahme zarar vermeden, deneyimli ellerde yapılmasıdır.

Doç. Dr. Cengiz Andan Kliniği’nde önceliğimiz; ne pahasına olursa olsun rahmi korumak ve kadının annelik şansını devam ettirmektir. Miyomlar kaderiniz, rahimsiz kalmak ise zorunluluğunuz değildir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ameliyattan ne kadar sonra hamile kalabilirim?

Rahim kas dokusunda bir kesi ve dikiş işlemi yapıldığı için, rahmin tam olarak iyileşmesi ve güçlenmesi gerekir. Genellikle ameliyattan sonra 3 ila 6 ay korunma öneriyoruz. Bu sürenin sonunda güvenle gebelik planlayabilirsiniz.

Miyomlar genetik yatkınlıkla oluşan yapılardır. Var olan miyomlar tamamen temizlense bile, rahmin başka bir bölgesinden yıllar içinde yeni (nüks) miyomlar çıkma ihtimali %10-15 civarındadır. Ancak bu risk, ameliyat olmamanız gerektiği anlamına gelmez. Düzenli kontrollerle süreç yönetilir.

Laparoskopik myomektomi sonrası, doğum şekli olarak genellikle Sezaryen önerilir. Çünkü rahim duvarında yapılan kesi, normal doğum sancıları sırasındaki yüksek basınca dayanamayabilir ve (çok düşük bir ihtimal de olsa) rahim yırtılması riski oluşabilir. Annenin ve bebeğin güvenliği için sezaryen daha doğru bir tercihtir.

Teknik olarak 15-20 cm’e kadar olan miyomlar bile kapalı yöntemle çıkarılabilir. Sınırlayıcı faktör miyomun boyutu değil, sayısı ve yerleşimidir. Eğer rahimde 20-30 tane irili ufaklı miyom varsa, kapalı ameliyat çok uzun süreceği için açık yöntem tercih edilebilir. Ancak 1-5 adet büyük miyom için kapalı yöntem idealdir.

Bu risk teorik olarak her rahim ameliyatında (açık veya kapalı) vardır, ancak pratik hayatta, deneyimli bir cerrahın elinde bu ihtimal yok denecek kadar azdır. Sadece kontrol edilemeyen, hayati tehlike yaratan bir kanama olursa (binde bir ihtimal) rahim alınabilir. Tecrübeli ekiplerde bu risk sıfıra yakındır.

Profile Picture
Doç. Dr. Cengiz ANDAN Online
×
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabilirim?
Hi.
How can I help you?