

“Kanser” kelimesi, duyulduğu anda hepimizde haklı bir endişe yaratır. Ancak modern tıbbın geldiği noktada biliyoruz ki; kanserle savaşta en güçlü silahımız kemoterapi veya radyoterapi değil, erken tanıdır.
Özellikle kadın kanserleri (jinekolojik kanserler); düzenli taramalarla önlenebilen veya çok erken evrede yakalanarak tamamen tedavi edilebilen hastalık grubundadır. Doç. Dr. Cengiz Andan olarak her zaman vurguladığım gibi: “Kanserde erken teşhis hayat kurtarır, geç kalmak ise seçenekleri tüketir.”
Peki, vücudunuz size hangi sinyalleri veriyor? Hangi belirti basit bir enfeksiyon, hangisi ciddi bir hastalığın habercisi? İşte kadınların en sık karşılaştığı 3 jinekolojik kanser türü ve dikkat etmeniz gereken hayati ipuçları.
1. Rahim Ağzı Kanseri (Serviks Kanseri): Önlenebilir Tek Kanser!
Tıp dünyasında “önlenebilir” tek kanser türü olarak bilinir. Çünkü nedeni %99.7 oranında bellidir: HPV (Human Papilloma Virüsü). Kanserleşme süreci virüs bulaştıktan sonra 10-15 yıl sürdüğü için, düzenli kontrollerle kanser daha oluşmadan “öncü lezyon” aşamasında yakalanabilir.
Dikkat Etmeniz Gereken Belirtiler:
Korunma Kalkanınız:
2. Rahim Kanseri (Endometrium Kanseri): En Sık Görülen Tür
Kadın üreme sistemi kanserleri içinde en sık görülenidir. Genellikle menopoz sonrası dönemde veya obezite, diyabet, hipertansiyon öyküsü olan kadınlarda daha sık rastlanır. Neyse ki, çok erken belirti verdiği için genellikle erken evrede yakalanır ve sadece ameliyatla (rahmin alınmasıyla) tam şifa sağlanabilir.
En Önemli Belirtisi:

3. Yumurtalık Kanseri (Over Kanseri): “Sessiz Katil”
Jinekolojik kanserler içinde tespiti en zor olan ve ne yazık ki en ölümcül seyredebilen türdür. Çünkü yumurtalıklar karın içinde geniş bir boşlukta yer alır ve tümör büyüyene kadar çevre organlara baskı yapmaz. Bu nedenle rutin kontroller hayati önem taşır.
Sinsi Belirtiler (Genellikle Mide Rahatsızlığı Sanılır):
Eğer bir gastroenteroloji uzmanına gitmenize rağmen geçmeyen mide-bağırsak şikayetleriniz varsa, mutlaka bir jinekoloğa görünüp yumurtalıklarınıza baktırmalısınız.
Tanı ve Tedavide Doç. Dr. Cengiz Andan Yaklaşımı
Kanser şüphesi veya tanısı alan bir hasta için zaman çok kıymetlidir. Kliniğimizde;
Unutmayın; jinekolojik muayene sadece bir “kontrol” değil, kendinize ve sevdiklerinize verebileceğiniz en büyük yaşam hediyesidir. Yılda bir kez ayıracağınız 20 dakika, hayatınızı kurtarabilir.
Hayır, göstermez. Bu çok yaygın bir yanlıştır. Smear testi sadece rahim ağzı (serviks) kanserini ve öncülerini tarar. Rahim içini veya yumurtalıkları göstermez. Yumurtalık kanseri için yıllık ultrason muayenesi ve gerekirse tümör belirteçleri (Ca-125) kontrolü gerekir.
Evet. Genetik geçiş (aile öyküsü) kanser riskini artırır ancak kanserlerin büyük çoğunluğu (%85-90) genetik değil, çevresel faktörler ve tesadüfi mutasyonlarla oluşur. “Ailemde yok” diyerek kontrolleri aksatmak büyük hatadır.
Her kist kanser değildir. Üreme çağındaki kadınlarda görülen basit kistlerin çoğu iyi huyludur ve kendiliğinden geçer. Ancak menopoz sonrası görülen kistler, içi katı yapılar içeren (kompleks) kistler veya hızlı büyüyen kitleler kanser şüphesi taşır ve ameliyat gerektirebilir.
İdeal aşılanma yaşı cinsel aktiflik başlamadan önce (9-14 yaş) olsa da, güncel rehberler 45 yaşına kadar olan kadın ve erkeklerin aşılanabileceğini belirtmektedir. HPV kapmış olsanız bile, aşı sizi henüz kapmadığınız diğer tehlikeli tiplere karşı korur.
Eğer ameliyatta sadece rahim alınır ve yumurtalıklar korunursa menopoza girmezsiniz (hormonlar devam eder). Ancak yumurtalık kanseri gibi durumlarda yumurtalıkların da alınması gerekiyorsa, cerrahi menopoz gerçekleşir. Genç hastalarda erken evre kanserlerde “doğurganlık koruyucu cerrahi” seçenekleri değerlendirilebilir.