

Gülmek, hapşırmak, ağır bir poşet kaldırmak veya çocuğunuzla parkta koşmak… Bu sıradan eylemler, birçok kadın için büyük bir endişe kaynağına dönüşebiliyor. “Acaba idrar kaçırdım mı?”, “Kıyafetim ıslandı mı?”, “Koku olacak mı?” korkusuyla sosyal hayattan kopan, su içmeye çekinen, sürekli ped kullanmak zorunda kalan binlerce kadın var.
Toplumda ne yazık ki idrar kaçırma (üriner inkontinans), “yaşlılığın doğal bir sonucu” veya “doğum yapmış olmanın bedeli” gibi görülüyor. Ancak Doç. Dr. Cengiz Andan olarak net bir şekilde ifade etmek isterim ki: İdrar kaçırma bir kader değildir, tedavisi olan tıbbi bir durumdur. Ve günümüz teknolojisiyle bu sorundan kurtulmak sadece 15-20 dakikalık bir operasyonla mümkündür.
Neden İdrar Kaçırıyorum? Sorunun Adını Koyalım
Tedaviye başlamadan önce, kaçırmanın tipini belirlemek gerekir. Kadınlarda en sık görülen iki tür vardır:
Bazı hastalarda ise her iki durum bir arada görülür (Mikst Tip).
İdrar Kaçırmanın Altında Yatan Nedenler
Kesin Çözüm: TOT ve TVT (Askı) Ameliyatları
Eskiden idrar kaçırma ameliyatları karından açık kesi ile yapılan, başarısı düşük ve iyileşmesi zor operasyonlardı. Ancak son 20 yılda geliştirilen Askı Yöntemleri (Sling Operasyonları) bu alanda bir devrim yarattı.
Kliniğimizde en sık uyguladığımız yöntemler TOT (Transobturator Tape) ve TVT (Tension-free Vaginal Tape) operasyonlarıdır.

İşlem Nasıl Yapılır?
Bu ameliyatların mantığı oldukça basittir: İdrar torbasından çıkan idrar yolunun (üretra) altına, hamak şeklinde destekleyici bir bant (sentetik mesh) yerleştirilir.
İdrar Torbası Sarkması (Sistosel) Varsa?
İdrar kaçırma şikayeti olan hastaların çoğunda, “vajinadan ele gelen kitle” şikayeti yani idrar torbası sarkması (sistosel)da görülür. Bu durumda tek seansta kombine bir işlem yaparız. Hem sarkan idrar torbasını yukarı kaldırıp vajinayı daraltırız (Vajinoplasti / Sistosel Onarımı) hem de TOT/TVT bandını yerleştirerek idrar kaçırmayı önleriz. Hasta tek anesteziyle her iki sorundan da kurtulmuş olur.
Ameliyat Sonrası Yeni Bir Hayat
Hastalarımızın ameliyattan sonra en sık söyledikleri cümle şudur: “Keşke bunca yıl beklemeseydim.”
Bizim için başarı, sadece idrarı tutmanızı sağlamak değil; kaybettiğiniz yaşam sevincini size geri vermektir.
TOT ve TVT ameliyatlarının başarı oranı %90-95 gibi oldukça yüksek bir seviyededir. Deneyimli ellerde, doğru teknikle ve kaliteli malzeme (mesh) kullanılarak yapıldığında ömür boyu kalıcılık sağlar. Ancak hasta ameliyat sonrası aşırı kilo alırsa veya kronik öksürük devam ederse nadiren nüks görülebilir.
Olumsuz etkilemez, aksine olumlu etkiler. İdrar kaçırma korkusu veya sarkan dokular nedeniyle cinsellikten kaçınan kadınlar, ameliyat sonrası özgüvenlerini kazandıkları için cinsel yaşamları düzelir. İyileşme süreci olan 6 hafta (1.5 ay) cinsel perhiz sonrası normale dönülebilir.
Hayır, kalmaz. İşlem tamamen vajina içinden yapılır. Dışarıdan bakıldığında görülen bir dikiş izi veya yara yoktur.
Evet, olabilir. Doğum en büyük risk faktörüdür ancak genetik bağ dokusu zayıflığı, aşırı kilo veya nörolojik nedenlerle hiç doğum yapmamış genç kadınlarda da idrar kaçırma görülebilir ve aynı yöntemlerle tedavi edilebilir.
Lazer tedavisi, çok hafif düzeydeki idrar kaçırmalarda ve vajinal sıkılaşma amacıyla destekleyici olarak kullanılabilir. Ancak orta ve ileri düzeydeki, anatomik bozukluğun (sarkmanın) eşlik ettiği kaçırmalarda lazer tek başına yeterli değildir. Cerrahi (TOT/TVT) altın standart ve kesin çözümdür.